İçeriğe geç

AKARYAKIT İSTASYONLARIN MÜHÜRLENMESİNE İLİŞKİN 28.09.2023 TARİHLİ AYM KARARI

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/35
Karar Sayısı : 2023/163
Karar Tarihi : 28/9/2023
R.G. Tarih – Sayı : 14/11/2023 – 32369
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR:

  1. Ankara 17. İdare Mahkemesi (E. 2023/35)
  2. Ankara 10. İdare Mahkemesi (E. 2023/52)
  3. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi (E. 2023/118)
    İTİRAZLARIN KONUSU: 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun
    14/2/2019 tarihli ve 7164 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değiştirilen 20. maddesinin ikinci
    fıkrasına 29/4/2021 tarihli ve 7318 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle eklenen (g) bendinin birinci
    cümlesinin “…ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler
    kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak
    durdurulur…” bölümünün Anayasa’nın 2., 13., 35., 36., 38., 48. ve 49. maddelerine aykırılığı ileri
    sürülerek iptaline karar verilmesi talepleridir.
    OLAY: Akaryakıt istasyonlarının mühürlenmesine ve faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin
    işlemlerin iptalleri talebiyle açılan davalarda itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu
    kanısına varan Mahkemeler, iptali için başvurmuştur.
    I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
    A. İptali İstenen Kanun Hükmü
    Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi
    şöyledir:
    “g) (Ek:29/4/2021-7318/10 md.) Bu Kanuna göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak,
    4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları
    kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin
    asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma
    suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanunun 367 nci maddesi
    uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum
    tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer
    olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu
    süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş
    mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere
    ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans
    verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu
    tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez.”
    B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
    4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun;
    Esas Sayısı : 2023/35
    Karar Sayısı : 2023/163
    2
    1. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
      “Kaçakçılık Suçları ve Cezalar
      Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.)
      a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

      2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı
      belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
      Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik
      kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere
      defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir.
      Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar
      itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
      b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti
      bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka
      yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen
      veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar
      hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi
      düzenlenen belge, sahte belgedir.

      ç) (Ek:29/4/2021-7318/4 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde,
      ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş
      olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya
      harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için
      kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim
      yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt
      altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme
      kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için
      kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve
      Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken
      belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde
      iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
      …”
    2. maddesi şöyledir:
      “Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usül:
      Madde 367 – (Değişik: 23/1/2008-5728/280 md.)
      (Değişik birinci fıkra: 23/7/2010-6009/13 md.) Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu
      maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları
      tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi
      incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun
      Esas Sayısı : 2023/35
      Karar Sayısı : 2023/163
      3
      mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet
      başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.
      359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet
      başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.
      Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine
      talik olunur.
      (Ek dördüncü fıkra:29/4/2021-7318/5 md.) 359 uncu maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların
      işlendiğinin inceleme sırasında tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair
      suretlerle öğrenilmesi halinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş
      Yardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenir ve rapor değerlendirme
      komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyet Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Kamu davasının
      açılması için incelemenin tamamlanması şartı aranmaz.
      (Ek beşinci fıkra:8/4/2022-7394/5 md.) 359 uncu maddede yazılı suçlara ilişkin
      yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmalarda mütalaaya konu fiilin, başka bir kişi
      tarafından veya başka bir kişiyle birlikte gerçekleştirildiğinin ortaya çıkması durumunda, bu kişi
      bakımından kamu davası açılması için rapor düzenlenmesi ve mütalaa verilmesi şartı aranmaz.
      359 uncu maddede yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya
      usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.
      (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 4/11/2021 tarihli ve E.: 2019/4, K.: 2021/78 sayılı
      Kararı ile.)”
      II. İLK İNCELEME
      A. E.2023/35 Sayılı Başvuru Yönünden
  4. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin
    GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan
    GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin
    MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla
    16/2/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin
    esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
    B. E.2023/52 Sayılı Başvuru Yönünden
  5. Anılan İçtüzük hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir
    ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL,
    Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan
    FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 22/3/2023 tarihinde yapılan ilk
    inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine
    OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
    C. E.2023/118 Sayılı Başvuru Yönünden
  6. İçtüzük hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA,
    Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf
    Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN,
    Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 13/7/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme
    Esas Sayısı : 2023/35
    Karar Sayısı : 2023/163
    4
    toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE
    karar verilmiştir.
    III. BİRLEŞTİRME KARARLARI
    A. E.2023/52 Sayılı Başvuru Yönünden
  7. 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 14/2/2019 tarihli ve 7164
    sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değiştirilen 20. maddesinin ikinci fıkrasına 29/4/2021 tarihli ve
    7318 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle eklenen (g) bendinin birinci cümlesinin “…ve Kurum
    tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına
    dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur…” bölümünün
    iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin E.2023/52 sayılı davanın,
    aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2023/35 sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının
    kapatılmasına, esas incelemenin E.2023/35 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 22/3/2023
    tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
    B. E.2023/118 Sayılı Başvuru Yönünden
  8. 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 14/2/2019 tarihli ve 7164
    sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değiştirilen 20. maddesinin ikinci fıkrasına 29/4/2021 tarihli ve
    7318 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle eklenen (g) bendinin birinci cümlesinin “…ve Kurum
    tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına
    dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur…” bölümünün
    iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin E.2023/118 sayılı davanın,
    aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2023/35 sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının
    kapatılmasına, esas incelemenin E.2023/35 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 13/7/2023
    tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
    IV. ESASIN İNCELENMESİ
  9. Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Ahmet CANPOLAT tarafından hazırlanan işin
    esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları
    ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp
    düşünüldü:
    A. Anlam ve Kapsam
  10. Enerji sektörü içinde önemli paya sahip olan petrol faaliyetlerinin yasal çerçevesi 5015
    sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un amacı; yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin
    olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içinde
    kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde
    sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamaktır.
  11. Kanun hükümleri uyarınca petrol ile ilgili; rafinaj, işleme, madeni yağ üretimi, depolama,
    iletim, serbest kullanıcı ve ihrakiye faaliyetlerinin yapılması ve bu amaçla tesis kurulması ve/veya
    işletilmesi, akaryakıt dağıtımı, taşıması ve bayilik faaliyetlerinin yapılması için lisans alınması
    zorunludur. Petrol piyasasını düzenleme ve lisans verme görevi kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve
    mali özerkliğe sahip Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) verilmiştir.
  12. Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin birinci cümlesinde, 213 sayılı
    Kanun’un 359. maddesinin (a) bendinde belirtilen muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme
    veya bu belgeleri kullanma suçunun, (b) bendinde belirtilen belgelerin asıl veya suretlerini tamamen
    Esas Sayısı : 2023/35
    Karar Sayısı : 2023/163
    5
    veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçunun ve aynı maddenin (ç)
    fıkrasında yazılı suçların işlendiği tespit edilen rafineri hariç her türlü tesiste, lisansa tabi tüm
    faaliyetlerin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar
    EPDK tarafından geçici olarak durdurulacağı düzenlenmiştir. Söz konusu cümlenin “…ve Kurum
    tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına
    dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur…” bölümü itiraz
    konusu kuralı oluşturmaktadır.
  13. İtiraz konusu kural, idarece tesis edilecek tedbirin kapsamını ve süresini göstermektedir.
    Buna göre; EPDK tarafından rafineri hariç her türlü tesiste lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak
    durdurulacak ve bu geçici durdurma tedbiri Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer
    olmadığına dair karar verilinceye veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar devam edecektir.
    B. İtirazların Gerekçeleri
  14. Başvuru kararlarında özetle; itiraz konusu kural nedeniyle lisansa tabi faaliyetlerin
    durdurulmasına ilişkin kararın hukuka uygun olup olmadığı ile uyuşmazlığın esasına yönelik
    hususların idari yargı mercii tarafından incelenemediği, bu durumun etkili bir hak arama imkânını
    ortadan kaldırdığı, yalnızca idari tespitlerin yeterli kabul edilmesinin ilgililerin peşinen suçlu
    sayılması anlamına geldiği, ceza soruşturması/kovuşturması sürecinin sona ermesine kadar işletme
    hakkında hiçbir tasarrufta bulunulamamasının çalışma ve mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahaleye
    neden olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 13., 35., 36., 38. ve 48. maddelerine aykırı olduğu
    ileri sürülmüştür.
    C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  15. Anayasa’nın “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasında
    “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak
    serbesttir.” denilmek suretiyle çalışma özgürlüğünün bir parçası olan özel teşebbüs özgürlüğü
    herkes yönünden güvenceye bağlanmıştır. Özel teşebbüs özgürlüğü, her gerçek veya özel hukuk
    tüzel kişisinin tercih ettiği alanda ekonomik-ticari faaliyette bulunmak üzere teşebbüs
    kurabilmesini, dilediği mesleki faaliyete girebilmesini ve faaliyeti ile mesleğini devletin veya
    üçüncü kişilerin müdahalesi olmaksızın dilediği biçimde yürütebilmesini ifade etmektedir (AYM,
    E.2015/34, K.2015/48, 13/5/2015).
  16. Kural, rafineri hariç her türlü tesiste lisansa tabi tüm faaliyetlerin kovuşturmaya yer
    olmadığına dair kararın veya mahkeme kararının kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulmasını
    öngörmek suretiyle teşebbüs özgürlüğüne yönelik bir sınırlama getirmektedir.
  17. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın
    yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla
    sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik
    Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Buna göre temel hak
    ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa’da öngörülen
    sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.
  18. Bu kapsamda teşebbüs özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen
    var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve
    öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.
  19. Esasen temel hak ve özgürlükleri sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması
    Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk
    Esas Sayısı : 2023/35
    Karar Sayısı : 2023/163
    6
    devletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve
    kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu
    otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması
    gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk
    normlarının öngörülebilir olmasını, kişilerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven
    duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden
    kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla
    Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2.
    maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
  20. İtiraz konusu kural uyarınca faaliyetin geçici olarak durdurulması tedbirinin uygulanması
    için öncelikle kuralda belirtilen vergi kaçakçılığı suçlarının işlenip işlenmediğinin tespiti amacıyla
    lisansa tabi faaliyet gösterenlerin eylemlerinin incelemeye konu edilerek Vergi Denetim Kurulu
    müfettişlerince bu mükellefler hakkında rapor düzenlenmesi gerekmektedir. Daha sonra vergi
    müfettişlerince yapılan inceleme sonucunda bu fiillerin işlendiği yönünde rapor tanzim edilmesi
    durumunda düzenlenen raporun geçici faaliyet durdurma işlemi yapılmaksızın Vergi Denetim
    Kurulu Başkanlığına intikal ettirilmesi ve rapor değerlendirme komisyonunun olumlu
    mütalaasından geçtikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek suç duyurusunda
    bulunulması gerekmektedir. Son aşamada lisansa tabi tüm faaliyetlerin geçici olarak durdurulması
    tedbirinin uygulanması amacıyla Vergi Denetim Kurulu tarafından EPDK’ya bildirimde
    bulunulması ve EPDK tarafından denetim yetkisine sahip kolluk birimleri aracılığıyla ilgili tesis
    mühürlenerek lisansa tabi tüm faaliyetlerin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme
    kararı kesinleşinceye kadar durdurulacağı anlaşılmaktadır.
  21. Bu itibarla geçici olarak faaliyet durdurma tedbirini gerektiren hâller, tedbirin kim
    tarafından tesis edileceği ve devam edeceği azami sürenin herhangi bir tereddüde yer vermeyecek
    biçimde açık ve net olarak belirlendiği gözetildiğinde kuralın belirli ve öngörülebilir olduğu
    anlaşılmaktadır.
  22. Anayasa’nın 48. maddesinde özel teşebbüs özgürlüğü mutlak bir hak olarak
    düzenlenmemiş olup anılan maddenin ikinci fıkrasında “Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin
    gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını
    sağlayacak tedbirleri alır.” hükmüne yer verilmek suretiyle millî ekonominin gerekleri ve sosyal
    amaçlarla bu özgürlüğe sınırlamalar getirilebilmesine imkân sağlanmıştır. Nitekim maddenin
    gerekçesinde de “Devlet, kamu yararı olan hallerde ve millî ekonominin gerekleri ve sosyal
    amaçlarla özel teşebbüs özgürlüğüne sınırlamalar getirebilir.” denilerek millî ekonominin gerekleri
    ve sosyal amaçların özel teşebbüs özgürlüğü yönünden birer sınırlama sebebi olduğu vurgulanmıştır
    (AYM, E.2015/34, K.2015/48, 13/5/2015).
  23. Kuralla, petrol piyasasında vergi kaçakçılığıyla etkin şekilde mücadele edilmesinin ve
    bu nedenle devletin vergi kaybına uğramasının önlenmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu
    itibarla vergi kaybının ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla teşebbüs özgürlüğüne müdahalede
    bulunulmasının anayasal açıdan meşru bir amaca dayandığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak
    sınırlamanın meşru bir amacının bulunması yeterli olmayıp ölçülü olması da gerekmektedir.
  24. Anayasa’nın 13. maddesinde güvence altına alınan ölçülülük ilkesi ise elverişlilik,
    gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanın
    ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç
    bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile
    ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen
    amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.
    Esas Sayısı : 2023/35
    Karar Sayısı : 2023/163
    7
  25. Petrol piyasasında lisansa tabi faaliyetlerde kuralda belirtilen vergi kaçakçılığı suçlarının
    işlendiği tespit edilen tesislerin faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması sonucunda vergi kaybı
    riskinin azalacağı açıktır. Bu itibarla kuralın anılan meşru amaca ulaşma bakımından elverişli
    olmadığı söylenemez.
  26. Faaliyetin geçici olarak durdurulması tedbiri teşebbüsün ekonomik geleceğini tehlikeye
    düşürdüğünden oldukça ağır bir sınırlamadır. Bu bağlamda daha hafif bir sınırlama aracının bulunup
    bulunmadığı önem taşımaktadır. Faaliyetin geçici olarak durdurulması yerine teminat göstererek
    faaliyetin devamına imkân tanınması da başvurulabilecek araçlardan biridir. Ancak tedbire konu
    faaliyet alanında çok kısa sürede oldukça yüksek tutarlarda vergi kaçakçılığının yapılabilmesinin
    mümkün olması karşısında teminat gösterme yükümlülüğünün meşru amaca ulaşılması bakımından
    faaliyetin geçici olarak durdurulması kadar etkili sonuç doğurmayabileceği anlaşılmaktadır.
    Dolayısıyla kanun koyucunun doğrudan faaliyetin geçici olarak durdurulmasını öngörmüş
    olmasının takdir yetkisi kapsamında kaldığı ve gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
  27. Kanun dışı faaliyetin önlenmesi bakımından idarece yapılacak tespit üzerine faaliyetin
    geçici olarak durdurulması etkili bir araçtır. Söz konusu tedbir işleminin bir mahkeme tarafından
    uygulanması gerektiğine dair anayasal güvence bulunmamakla birlikte tedbirin yargısal bir tespit
    olmadan uygulanacak olması hatalı değerlendirmelerin yapılması ihtimalini de beraberinde
    getirmektedir. Buna karşın tedbir işlemine karşı Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idari yargı
    yoluna başvurulması ve açık bir hukuka aykırılığın bulunduğu hâllerde yargı mercilerince
    yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi mümkündür.
  28. Diğer yandan faaliyetin geçici olarak durdurulmasına neden olan fiiller sebebiyle
    yapılacak ceza yargılamasının idari tedbir üzerindeki etkisi de orantılılık incelemesinde
    gözetilmelidir. Buna göre idarenin faaliyeti geçici olarak durdurma işlemi, Cumhuriyet
    Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar
    devam edecektir. 5015 sayılı Kanun’da tedbir işleminin değişen şartlara göre soruşturma ve
    kovuşturma aşamasında gözden geçirilmesine imkân tanıyan bir düzenleme bulunmadığı gibi kişi
    hakkında yürütülen ceza yargılamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın veya beraat
    kararının verildiği ancak henüz kesinleşmediği döneme dair bir istisnanın da yer almadığı
    anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kişi hakkında yürütülen ceza yargılamasında idarenin tespitinden farklı
    bir değerlendirme yapıldığı durumlarda kuralın idarenin tedbir işlemini sebep unsuru yönünden
    yeniden gözden geçirmesine imkân tanımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
  29. Bu itibarla tedbir işleminin değişen şartlara göre soruşturma ve kovuşturma aşamasında
    gözden geçirilerek kaldırılmasına veya bu süre zarfında faaliyetin geçici olarak durdurulmasında
    daha hafif tedbirin uygulanmasına imkân tanımayan kuralın kişilere aşırı bir külfet yüklediği ve
    kamu zararının önlenmesi biçimindeki amaç ile teşebbüs özgürlüğüne getirilen sınırlama arasındaki
    makul dengenin bozulduğu, kuralın orantısız, dolayısıyla ölçüsüz bir sınırlamaya neden olduğu
    anlaşılmaktadır.
  30. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
    Muhterem İNCE bu görüşe katılmamıştır.
    Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda
    belirtilen hususların Anayasa’nın 13. ve 48. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler
    kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme
    yapılmasına gerek görülmemiştir.
    Esas Sayısı : 2023/35
    Karar Sayısı : 2023/163
    8
    Kural Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca
    Anayasa’nın 36. ve 38. maddeleri yönünden incelenmemiştir.
    V. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
  31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
    Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı
    kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptali, diğer
    kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların da Anayasa
    Mahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
  32. 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin birinci cümlesinin
    “…ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya
    yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur…”
    bölümünün iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılan cümlenin “…ve bu süre içinde söz
    konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez.” bölümünün 6216 sayılı
    Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
    VI. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
  33. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun, Cumhurbaşkanlığı
    kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal
    kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa
    Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın
    Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılı
    Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmak suretiyle Anayasa
    Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı günden
    başlayarak yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği
    belirtilmektedir.
  34. 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin birinci cümlesinde
    yer alan “…ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler
    kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak
    durdurulur…” ve “…ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de
    lisans verilmez.” bölümlerinin iptal edilmeleri nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını
    ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı
    Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükümlerinin kararın Resmî
    Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
    VII. HÜKÜM
    4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 14/2/2019 tarihli ve 7164 sayılı
    Kanun’un 33. maddesiyle değiştirilen 20. maddesinin ikinci fıkrasına 29/4/2021 tarihli ve 7318
    sayılı Kanun’un 10. maddesiyle eklenen (g) bendinin;
    A. Birinci cümlesinin;
  35. “…ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler
    kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak
    durdurulur…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Muhterem İNCE’nin
    karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
    Esas Sayısı : 2023/35
    Karar Sayısı : 2023/163
    9
  36. “…ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans
    verilmez.” bölümünün 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
    Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE
    OYBİRLİĞİYLE,
    B. İptal hükümlerinin tamamının Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı
    Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE
    YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE
    OYBİRLİĞİYLE,
    28/9/2023 tarihinde karar verildi.
    Başkan
    Zühtü ARSLAN
    Başkanvekili
    Hasan Tahsin GÖKCAN
    Başkanvekili
    Kadir ÖZKAYA
    Üye
    Engin YILDIRIM
    Üye
    Muammer TOPAL
    Üye
    Rıdvan GÜLEÇ
    Üye
    Yusuf Şevki HAKYEMEZ
    Üye
    Yıldız SEFERİNOĞLU
    Üye
    Selahaddin MENTEŞ
    Üye
    Basri BAĞCI
    Üye
    İrfan FİDAN
    Üye
    Kenan YAŞAR
    Üye
    Muhterem İNCE
    Esas Sayısı : 2023/35
    Karar Sayısı : 2023/163
    10
    KARŞIOY GEREKÇESİ
  37. Mahkememiz çoğunluğu tarafından 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası
    Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin birinci cümlesinin “…ve Kurum
    tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına
    dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur…” bölümünün
    iptaline karar verilmiştir.
  38. Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin birinci cümlesinde, 213 sayılı
    Kanun’un 359. maddesinin (a) bendinde belirtilen muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme
    veya bu belgeleri kullanma suçunun, (b) bendinde belirtilen belgelerin asıl veya suretlerini tamamen
    veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçunun ve aynı maddenin (ç)
    fıkrasında yazılı suçların işlendiği tespit edilen rafineri hariç her türlü tesiste, lisansa tabi tüm
    faaliyetlerin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar
    EPDK tarafından geçici olarak durdurulacağı düzenlenmiştir.
  39. Benzer bir kural, AYM’nin E.2023/32, K.2023/138, 26/7/2023 tarihli kararına konu olmuş
    ve iptal edilmiştir. Anılan karara ilişkin karşıoyumda açıkladığım gerekçelerle çoğunluğun iptal
    yönündeki görüşüne katılmıyorum.
    Üye
    Muhterem İNCE

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir